Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
S.Ahmet KAYA
seyidahmet@yeniurfa.com
AKADEMİK KİTAP OKUMAK Ya da TÜRKİYEDE’Kİ SURİYELİLER
27 Kasım 2017 Pazartesi Saat 08:34
Oldum olası akademik kitapları okumayı pek sevmem. Çünkü bu kitaplar tanım, formül, teorik gibi matematiksel ve teknik kavramlarla konu ve konuları işlediğinden bana hep sıkıcı gelmiştir. Bu yazım tekniği benim gibi edebiyat, özellikle şiir tutkunları için ise daha ağır ve sıkıcı geldiğini itiraf etmek durumundayım. Peki, benim gibi akademik kitapları okumayı haz etmeyen insanlardan dolayı bu tür kitaplar yazılmayacak mı? Veya sırf biz de okuyalım diye en azından deneme dili gibi bir dil mi kullanılmalı bu tür kitaplar için? Bu, ayrıca tartışılabilir tabii ki…

Ancak, akademik kitaplar her ne kadar teknik ve zor okunan kitaplar olsa da konu ve sorunları daha doğru ve yerinde tespit eden bilimsel çalışmalardır. Bunu kimse inkar edemez. Bu yüzden bilimsel yolla yazılmış olan bu çalışmalara müracaat etmenin daha doğru bir yaklaşım olduğunun hakkını da teslim etmek gerekir. Çünkü akademik kitaplar duygu, kanaat, hikâye veya gerçekle alakası olmayan verilerin dışında tamamen akla ve belgelere dayalı, bilimsel, saha araştırmalarından derlenen vs bilgilerin ışığında yazılan kitaplardır. İşte bu tür kitaplar, belirli bir konu hakkında derinlemesine analiz yapan, eldeki veriler ve belgeler ışığında konuyu bilimsel kavramlarla oluşturan çalışmalardır. Bu yüzden akademik kitaplar önemlidir.

Yrd. Doç. Dr. Mahmut KAYA'nın TÜRKİYEDE'Kİ SURİYELİLER adlı kitap çalışmasına bu zaviyeden bakıldığında oldukça önem arz ediyor. Göç ve onun yarattığı sorunlar; bu sorunun yarattığı çok eşli evlilik, akrabalık gibi konular, saha taraması, yüz yüze görüşmeler bu çalışmanın içeriğini oluşturuyor... Haliyle bu konularda araştırma yapacaklar için başvuru kitabı mesabesindedir "Türkiye'deki Suriyeliler". Uzun ve yorucu emeklerden sonra ortaya çıkmış bu çalışmada sosyal bir realite olan GÖÇ olayı ve yarattığı sorunlara bilimsel açıdan değerlendirilmeler yapılıyor, cevaplar bulunmaya ve üretilmeye çalışılıyor.

Kadim medeniyetleri kendi içinde barındıran bölgemizin içinde yer aldığı Ortadoğu Coğrafyası, bu özelliğinin yanısıra yer altı zenginliklerine de ev sahipliği yapması, bir bakıma emperyalist güç odaklarının ilgi odağı haline gelmiştir.

Güçsüz ve parçalanmış bir Ortadoğu, her zaman kolay sömürülmeye adaydır. Bunun yanında milliyetçilik akımı sonucu oluşan Ulus Devlet anlayışı, Arap devlet adamlarının bitmez-tükenmez arzu ve emelleriyle birleşince, emperyalist güçlerinin buraya olan ilgilerini artırmıştır. Bu durum haliyle, devletin üstüyle halk arasında derin uçurumların açılmasına ve iç karışıklığına ve savaşlara sebep olmuştur. İşte komşu ve uzak ülkelere GÖÇün bu vesileyle gerçekleşmesi, Suriye Halkı üzerinde derin yaraların açılmasına sebep olmuştur. Kan ve din kardeşliği ile birbirine bağlı olan Suriye ve Bölgemiz insanları arasında ortaya çıkan sorunlara objektif, bilimsel yaklaşım eminim ki bu alanda çalışma yapacaklara önemli cevaplar verebilecek niteliktedir TÜRKİYEDE'Kİ SURİYELİLER…

Bunun yanında Bölgemizde neredeyse bir gelenek halini alan çokeşli evlilikler, göç dolayısı ile daha da artmıştır. Mağdur ve çaresiz kalan kadın ve kızların daha iyi bir yaşam biçimini istemeleri, bunların ailelerinin ise kendilerini güvene alma istekleri, bir bakıma bu evliliklerin gerçekleşmesine neden olmuştur.

Ancak, bu evliliklerin olumlu olup olmadıklarını, eşler ve aileler arasında memnuniyetin tezahür edip etmediğini, kısacası bu evliliklerden kaynaklanan sorunları Yr. Doç. Dr. Mahmut KAYA'nın TÜRKİYEDE'Kİ SURİYELİLER çalışmasına bakarak anlayabiliriz. İlgililere ve meraklılarına yardımcı olacağını düşünüyorum bu kitabın.
Bu yazı toplam 138 defa okundu.
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.
Şu An Sitede
8 Kişi Online
DÜNÜN MANŞETLERi
SEFERLER  + Ekle 
ETKiNLiKLER  + Ekle 
ARŞİVDE ARA
ÇOK OKUNANLAR